TANIMA TENFİZ DAVASI

Almanya’da yaşayan vatandaşlarımız, boşanmak istediklerinde çoğu zaman Almanya Mahkemelerine başvururlar. Bu onlar için en yakın yerdir ve Almanya’da mahkeme masrafları için devlet yardımı da aldıkları zaman, mahkemeye ve avukata herhangi bir ücret ödemezler. Ancak Türk vatandaşları, Almanya’da boşanmakla, Türkiye’deki nüfus kayıtlarında “bekar” olarak gözükmez. Bunun için, Türkiye’de tanıma davası açmaları gerekir.

Vatandaşlarımızın çoğu, Almanya’da boşanma bittikten sonra Türkiye’deki tanıma davası aşamasını gerçekleştirmezler. Genelde, yeniden evlenmek istediklerinde, Türk kayıtlarına göre “evli” olduklarının farkına varırlar. Bu durumda da, tanıma davası açmak zorunda olduklarından, 2 ila 15 aya varan dava süreleriyle karşılaşırlar. Ancak bunun da ötesinde, Almanya’daki boşanmanın tamamlanmasından hemen sonra, Türkiye’de tanıma davası açmanın önemli avantajları vardır.

1.     Almanya’daki boşanma davasından sonra tanıma davası açılmazsa ve eşlerden biri vefat ederse, sağ kalan eş Türkiye’de ölen eşe mirasçı olur ve mirasından 1/4 ya da 1/2 pay alma hakkını kazanır. Sağ kalan eş, Türkiye Mahkemelerinden veraset ilamı çıkarttırarak, ölen eşinin mirasından olan payını (Örneğin gayrimenkul, banka hesabı gibi..) üzerine devralabilir. Bu halde, kalan mirasçıların tanıma davasını açma ve sonuçlandırması zorunludur. Zira mirasçılar ancak tanıma davası sonunda, eşin bu miras payını iptal ettirebilirler.

2.     Boşanma sonrasında tanıma davası açılmadığında ve bayan eş yeniden evlenmeden hamile kaldığında ve doğum yaptığında, çocuk doğrudan eski eşinin nüfusuna kaydedilir ve evlilik içi doğan bir çocuk olur. Bu da, eşleri sonrasında daha masraflı olan soybağının (nesebin) reddi ve gerçek baba için babalık davası açma süreçlerine götürür.

3.     Almanya’da boşanan eşlerin, evlilik sırasında Türkiye’de edindikleri mal-mülkün paylaşılması için açılacak mal paylaşımı davanın ön şartı, boşanmanın gerçekleşmiş ve kesinleşmiş olmasıdır. Bu dava, boşanmanın kesinleşmesinden sonraki bir sene içerisinde açılabilir, aksi halde zamanaşımına uğrar. Bu nedenle boşanan eşler, mal paylaşımına gitmek istiyorlarsa –özellikle gayrimenkuller açısından davanın Türkiye’de açılması zorunludur– Almanya’daki boşanmanın tanınması ve mal paylaşımı davalarını eş zamanlı açmak zorundadırlar. Almanya’daki boşanmanın üzerinden seneler geçtikten sonra, Türkiye’de tanıma davası yürütüp, akabinde mal paylaşımı istemek dürüstlük kuralına aykırıdır.

4.     Eşlerin Almanya’da boşandıktan sonra, zamanla birbiri ile olan irtibatı kopar. Hatta eşlerden biri ya da ikisi sonradan Alman vatandaşlığına geçebilir. Bu durumda Türk kalan eş için, sonradan tanıma davası açmak gerektiğinde, diğer eşin adres araştırması yapılmak zorunda kalınır. Eğer eşlerden biri Alman vatandaşlığına geçmişse, Türkiye’de açılacak olan tanıma davasında, bu eşe diplomatik yoldan tebligat yapma zorunluluğu hasıl olacaktır. Bu da, tarafları oldukça uzun süren ve tercüme masrafları yüksek olan bir sürece götürür.

Bu sebeplerden ötürü, boşanma davasını Almanya’da bitiren vatandaşlarımıza tavsiyemiz, Türkiye’deki tanıma davasını da hemen açıp, bitirmeleridir. Aksi halde, en ihtiyaç duydukları anda zor ve masraflı bir süreç onları bekliyor olabilir

Yorumunuzu bırakın:

*

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.