Dava konusu olan bir taşınmazın üzerinde bulunan bina, yapı, ağaç vs. gibi eklentilerin –ki bunlara muhdesat denir- kime ait olduğunun tespitine ilişkin sorun, ancak bir ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma davası var ise gündeme gelebilmektedir. Aksi halde tek başına bu durum dava konusu edilemez.

İşte bu muhdesatın, taşınmaz özüne zarar vermeksizin ondan ayrılması mümkün değilse, kime ait olduğunun tespiti davası ile sorun çözümlenmeye çalışılmaktadır.

Bu sorun daha çok ortaklığın giderilmesi davalarında karşımıza çıkmaktadır. Birden çok kişinin miras yoluyla veya başka bir sebeple ortak sahip olduğu bir taşınmaz üzerinde, daha sonra bir veya birkaç paydaş tarafından yapılan bina veya dikilen ağaçlar olduğu takdirde, mahkeme tarafından öncelikle bunların kime ait olduğunun tespit edilmesi istenebilmektedir.

Muhdesatın kime ait olduğunun tespiti davalarında taşınmaz üzerinde bulunan yapıların kaçak yapı olup olmasının bir önemi yoktur. Kaçak yapı olarak nitelendirilen yapının az ya da çok bir değeri olacağından ve görülecek ortaklığın giderilmesi davası sonunda yapılacak paylaşıma etki edeceğinden bu davayı açmakta davacının hukuki yararının olduğu kabul edilir. Eğer kaçak yapının kime ait olduğunun ve değerinin tespiti yapılmaz ise, ortaklığın giderilmesi davası sonuncunda paylaşımda, kaçak yapının değerinden, yapının sahibi olmayan hissedarlar da hisseleri oranında pay alacağından, hissedarlar kaçak yapı sayesinde fazladan pay almış olacaklar ve hissedarlar kaçak yapı sahibi aleyhine sebepsiz olarak zenginleşeceklerdir. Bu nedenle muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin davalarda muhdesatın kaçak yapı olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.

Yorumunuzu bırakın:

*

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.