İSİM DEĞİŞİKLİĞİ İLE İLGİLİ DAVALAR

İsim veya ad, kişinin toplum içerisinde belirlenmesini sağlayan, hukuken nüfusa tescil edilmesi gereken ve zorunluluk unsuru taşıyan bir ifadedir. Herkesin en az bir tane olmak üzere ismi bulunması gereklidir. Bu, tüm dünya üzerindeki ülkelerde bulunan ve değişmeyen bir kuraldır. İsmin zorunluluk unsurunun yanında hukuken anlam ifade etmesinden dolayı değişmezlik unsuru da söz konusudur. Kural olarak isimler değiştirilemez ancak haklı ve önemli sebeplerin varlığı halinde bu kurala istisna getirilebilmektedir.

Türk Hukukunda da Medeni Kanunun 23.maddesi, ancak haklı sebeplerin bulunduğu hallerde adın değiştirilebileceğinden bahsetmektedir. Haklı sebep kavramının takdiri, değişikliğin istendiği mahkemeye bırakılmıştır.

Adın değiştirilmesi talebi Türk Hukukunda ancak mahkemeye yapılabilmektedir. Diğer bütün ülkelerde adın değiştirilmesi belli şartlara bağlanmışken, bunun talep edileceği kurum değişiklik gösterebilmektedir. Örneğin Alman Hukukunda isim değişikliği ikamet edilen yer Belediyesine müracaat ile talep edilebilmektedir. Değişiklik için müracaat edilecek makam farklılık gösterse de, aranan hususlar ve şartlar her ülkede benzer şekildedir. Yine örneğin Alman Hukukunda da isim değişikliği için önemli bir sebebin varlığı aranmaktadır.

Adın değiştirilmesi için bulunması zorunlu olan haklı sebep kavramı, yıllardır süregelen uygulama ile örneklendirilebilir hale gelmiştir. Bunlar sınırlı sayıda olmamak üzere şu şekilde sıralanabilir:

–       Adın gülünç, çirkin veya ahlaka aykırı olması gibi durumlarda kişi, mahkemede haklı sebebin varlığını ispat ederek adını değiştirebilecektir.

–       Adın elverişsiz veya telaffuzunun çok güç olması hallerinde de adın değiştirilmesi talep edilebilmektedir. Bu gibi durumlar genellikle nüfus kaydı sırasında yanlış yazımlar sonucu oluşmaktadır.

–       Din veya uyruk değiştirme durumunda, kişi inandığı dine uygun bir ismi taşımak isteyebilir ve bu durum da ad değişikliği için her halde haklı sebep oluşturmaktadır. Hangi dine geçildiğinin önemi bulunmaktadır. Türkiye’de İslam dinine geçmek isteyen bir kişi Diyanet İşleri Başkanlığı’na başvurarak “İhtida Belgesi” almaktadır. Bu belge de isim değişikliği için kuvvetli delil teşkil etmektedir.

–       Kişinin toplum içerisinde başka bir ad ile tanınıyor olması ve kimliğindeki ismini kullanmıyor olması hali de isim değişikliği için haklı sebep olmaktadır.

–       Adın, kişinin sosyal hayatta ilerlemesine ve ticari faaliyetine engel olması hali de mahkemenin yapacağı araştırma üzerine haklı sebep teşkil edebilecektir.

–       Cinsiyet değişikliği de isim değişikliği için haklı sebep olmaktadır.

Adın değiştirilebilmesi için şart olan haklı sebep kavramını yukarıdaki örneklerle açıklamaya çalışsak da, bu kavram isim değişikliğinin sebebi olarak talep edilecek her hususta mahkeme tarafından değerlendirilecektir. Bu kapsamda, yukarıda sayılanlar dışında birçok sebep adın değiştirilmesi için haklı sebep olabilecektir.

KategoriNüfus Davası
Yorumunuzu bırakın:

*

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.